Mehmet Akif 的个人资料Mehmet Akif照片日志列表更多 ![]() | 帮助 |
|
11月20日 Son sözler*Allahumme Er-Refik el-Ala (Allah'ım Yüce Dosta!) - Hz. Muhammed *Her şey sona erdi... (Consummatum Est) - Hz. İsa *Asıl ölüm, ilimden payını almayanlaradır. Faydalı ile faydasızı bilenler bilgi sâhipleridir. - Şeyh Edebali *Vur, korkak herif, sonuçta sadece bir adam öldüreceksin. - Ernesto Che Guevara *Vücudumda yaralanmamış yer yok. Gel gör ki, savaş meydanlarında yenilgi yüzü görmeyen Halid, yatağında ölüyor. Ayağa kalkar ve kılıcı üzerine doğrulur şöyle der: Erkekler kılıçları üzerinde ölürler. - Halid bin Velid *Demek böyle ölünürmüş...-Necip Fazıl Kısakürek *Beni göğsümden vurun. - Benito Mussolini *Lala, Lala! Bunca zamandan beri sen bizi kiminle biliyordun? Cenâb-ı Hakk’a teveccühümüzde bir kusur mu gördün?-Yavuz Sultan Selim Hân("Artık Allah'la olma zamanıdır." diyen yakın görevliye hitaben...) *Siyah bir ışık görüyorum. - Victor Hugo *Rabbimiz, beni kendi hazretine dâvet ediyor. Artık gitmek zamânıdır. Yâ Azrâil! Çabuk ol! Beni Rabbime çabuk kavuştur!-Hazret-i Mevlana *Komedi Bitti. - Ludwig van Beethoven *("Tanrı ruhunu affetsin" diyen papaza karşılık olarak) Neden olmasın? Ne de olsa kendi malı. - Charlie Chaplin *Kimse bana inanmayacağı için, gördüklerimin yarısını bile anlatmadım. - Marco Polo *Biraz dinleneyim. - Namık Kemal *İşte bu fena. - Peyami Safa *Bu müthiş harp beni bitirdi. - Franz Joseph Haydn *Çok zamandır şampanya içmemiştim. - Anton Çehov *Hadi oradan. Son sözler yeterince doğru söz söylememiş aptallar içindir. - Karl Marx *Yaşasın tam bağımsız Türkiye! Yaşasın Marksizm-Leninizm! Yaşasın Türk ve Kürt halklarının kardeşliği!! Yaşasın işçiler, köylüler! Kahrolsun Emperyalizm! - Deniz Gezmiş (Devrimci, 1972) *Bir merdiven çabuk bir merdiven getirin. - Nikolay Gogol *Allah memleketi korusun, millete zeval vermesin, haydi Allah'a ısmarladık. - Fatin Rüştü Zorlu *Mezarıma ne resim ne heykel ne de fotoğraf, hiçbir şey koymayınız. - Eugene Delacroix *Ah iyi olsam, terliklerimi giysem, şu odada dolaşsam, şu köşeye geçsem, resimlerimi yapsam. - Cemal Nadir *Haşa ben ölümden korkmuyorum. Çünkü ben Müslümanım. Her Müslümana yakışan da ölümü tebessümle karşılamaktır. Hakikaten ölüm ebediyet âlemine açılan ilk perdedir. - Muhammed İkbal *Her şey bitti, artık çok geç. - George Gordon Byron *Biraz daha ışık. - Johann Wolfgang von Goethe *Ya duvar kâğıdı gidiyor ya da ben. - Oscar Wilde *Ölmek kaderde var; yaşayıp köhnemek hazin, *Buna bir çare yokmu ya Rabbil alemin? - Yahya Kemal Beyatlı *Ben görevimi burada bitiriyorum. - Albert Einstein *Ölümün tadı, dilimin ucunda. Bu dünyadan olmayan bir şey hissediyorum. - Wolfgang Amadeus Mozart *Ağlayacak bir şey yok. - Konrad Adenauer *Suçsuzum. - Zülfikar Ali Butto *İskoç viskisinden martiniye geçmemeliydim. - Humphrey Bogart *Yüce tanrım ve ölümümün şahitleri: Filozof olarak yaşadım hristiyan olarak ölüyorum. - Casanova *İçeri girmeliyim, sis yükseliyor. - Emily Dickinson *Çalışmalarım olması gereken kaliteye erişmediği için Tanrıyı ve insanlığı gücendirdim. - Leonardo da Vinci *Herşey canımı sıkıyor. - Winston Churchill *Bu menenjit değil mi? - Louisa May Alcott *Hepiniz hoşçakalın. - Hart Crane (ABD’li şair, 1912, intihar etmek için gemi güvertesinden atlarken) *Sıkıldım, sıkıldım. - Gabriele D’Annunzio (İtalyan yazar, 1938) *Ölmek dışında hiçbir şey istemiyorum. - Jane Austen (İngiliz yazar) *Çek ellerini omuzumdan, debelenme! - Sir William S. Gilbert (İngiliz libretto yazarı, 1911, Havuza düşen bir kızı kurtarmaya çalışırken kalp krizi geçirir) *Yakın ışıkları. Eve karanlıkta gitmek istemiyorum. - O' Henry (ABD'li öykücü, 1910) *Çok güzel, yarın onu yukardakilere anlatırım. - Alfred E. Housman (İngiliz şair, 1936, doktorunun anlattığı fıkrayı dinledikten sonra) *Kimse anlamıyor mu? - James Joyce (İrlandalı yazar, 1941) *Sanırım, öleceğim. Yağmuru seviyorum. Yağmurun yüzüme değmesine bayılıyorum. - Katherine Mansfield (Ingiliz yazar, 1923) *Herkes ölür ama bana bir ayncalık tanınır sanıyordum. Ne olacak şimdi? - William Saroyan (ABD' li yazar, 1981) *Beni bir antika olarak saklamaya çalışıyorsun ama işim bitti, öleceğim. - George Bernard Shaw (Ingiliz yazar, 1950, hemşireye) *Allah korusun, Allah kahretsin. - James Thurber (ABD'li ressam ve yazar, 1961) *Tamam, Mabel, geliyorum. - Thomas Wolfe (ABD'li yazar, 1938, ölmüş karısına) *Sen de mi Brütüs? - Julius Caesar (Roma İmparatoru, M.Ö. 44) *Biraz daha ışık!.. (Mehr Licht!) - Goethe (Alman şair ve Oyun yazarı, 1832) *At! At! Bir ata krallığımı veririm! - Richard III (İngiliz Kralı, 1485) *Bir imparator ayakta ölmeli. - Vespasien (Roma İmparatoru, 79) Alıntı.. http://tr.wikiquote.org/wiki/Son_sözler 8月10日 TeLafisi oLmayan 4 DurumBüyük bir hava meydanının bekleme salonunda, Uçağın hareketine saatler olduğu için, zaman geçirmek için bir kitap ve bir paket küçük kurabiye satın aldı. Dinlenmek ve Kurabiye paketinin durduğu sehpanın yanındaki koltuğa Genç kadın, Bayan bir kurabiye alıyor, Nihayet son kurabiye kalınca kadın: Aaaa! Bu kadarı da fazla! Çok utandı. Telafi edemeyeceğiniz dört durum vardır. (1)TAŞ... Atıldıktan sonra! (2)Söz... Ağızdan çıktıktan sonra! (3)Fırsat... Kaçtıktan sonra! (4) Zaman... Geçtikten sonra! Telafisi mümkün olmayan durumlara dikkat edin lütfen ALINIT... 2月13日 Küçültme MakinesiProfesör ‘Küçültme Makinesi’ üzerindeki tüm kontrolleri bitirmişti. Bakışlarını uzay gemisine çevirdi. İçine onlarca insan sığacak büyüklükte idi. Ama profesöre ait hangarın ancak yarısını dolduruyordu. Geri kalan alanda çeşit çeşit aletler çalışıp durmakta idi. Bu uzay gemisi uzaya gitmeyecekti. Hedef bir kömür parçasının atomlarından birindeki elektron olacaktı. Ve bu yolculuğu bilgisayar gerçekleştirecekti. Profesör heyecanının en yüksek noktaya çıktığını hissetti. Zira gemiye binip yolculuğa çıkacak olanlar kızı ve damadı idi. Onlara döndü: --‘Yolculuğunuz sadece 10 dakika sürecek. Ben yüzlerce deney yaptım. Her deney başarılı oldu. Şimdi içeri girebilirsiniz. Herşeyi bilgisayar ayarlayacak. Siz sadece gözlemde bulunacaksınız.’ Genç kız ve kocası gemiye bindiler. Profesör ‘Küçültme Makinesi’ ni çalıştırdı. Koskoca gemi birkaç dakika içinde bir kibrit kutusu kadar küçüldü. Bir kıskaç gemiyi kavrayarak kömür parçasının önüne getirdi. Küçültme işlemi devam etti. Bir-iki dakika sonra gemi artık görülmüyordu. Profesör bilgisayar ve diğer aletlere bakarak gelişmeleri takip etti. Göstergeler küçülme işleminin sürdüğünü gösteriyordu. Bir atomaltı parçacığının da çok altına ulaşıncaya dek sürdü. Her şey otomatik olarak ayarlanıyordu. Nihayet yolculuk başladı. Kısa bir zaman sonra geminin elektrona ulaştığını bilgisayar haber verdi. Profesör şimdi 10 dakikanın dolmasını beklemeye başlamıştı. Sabırsızca hangarın içinde dolaştı. Merak içindeydi. Kızı ile damadı kim bilir neler anlatacaktı. Atomun elektronuna yapılan ilk yolculuktu bu. Ve vakit doldu. Gemi ilk önce ufacık olarak belirdi. Sonra hızla büyüdü. Nihayet gerçek boyutuna ulaştı. Kapılar açıldı. Dışarıya 20 kişi çıktı. Kadınlı erkekli 20 kişi. Ama içlerinde kızı ile damadı yoktu. Profesör şaşkınlıkla bakıyordu. Bu 20 kişi nereden çıkmıştı? Kızı ile damadı nerede idiler? Gemiden çıkanlardan biri coşkulu bir şekilde diğerlerine döndü: --‘İşte kutsal kitabımızın doğru söylediğini görüyorsunuz. İlk anamız ve ilk babamız haklılarmış. Şimdi asıl yerimizi bulduk.’ Profesörün şaşkınlığı sürüyordu. Coşkulu adama sordu: --‘Siz kimsiniz? Bu gemiye nasıl bindiniz? Nereden geliyorsunuz?’ Coşkulu adam sakince cevap verdi: --‘Bizim gezegenimiz küçük bir dünyadır. Biz nesiller boyu hep o kutsal kitabın buyruklarına uyduk. Kitapta ilk anamız ve ilk babamızın başka bir dünyadan geldiği yazıyordu. Onların geldiği gemiyi olduğu gibi korumamız emredilmişti. Bizler nesiller boyu bu görevi sürdürdük. Ve vakit geldi. İçimizden 20 kişi ile buraya döndük. Verilen diğer buyruğu da şimdi uygulayacağız. Kitapta yaşlı bir bilgini bulacağımız yazıyordu. Şimdi senin yardımınla diğerlerini de buraya getireceğiz.’ Profesör olan biteni anlamaya başlamıştı. Bir elektron, atomun çevresinde hızla döner. Her bir dönüş bir yıl. Bu dünyada geçen 10 dakikada o elektron kim bilir kaç kez dönmüştü? Elbette o elektrona göre aradan binlerce yıl geçmişti. Kızı ile damadı o elektronun ilk insanları idi. Onlardan üreyenler, binlerce yıl boyunca nesiller halinde yaşamış ve çoğalmışlardı. 1月31日 Dikkat“Söylediklerinize dikkat edin düşüncelere dönüşür... Gandi 1月22日 Kızılderili atasözü- Ağlamaktan korkma. Zihindeki ıstırap veren düşünceler gözyaşı ile temizlenir. 11月2日 BAŞARISIZ OLDUGUMU HİSSETTİĞİMDEYasam, bana bir şeyler mi anlatmak istiyorsun?
9 ihtimalDüşündüğünüz, Düşündüğünüz, 9月17日 Ceylan ve AslanHer sabah bir ceylan uyanır Afrika?da; kafasında tek bir düşünce Bir önceki günden daha hızlı koşmak gerekmektedir. Dünden daha hızlı olabilmek. Bakin bakalım simdi kendinize;
ONDAN,ŞUNDAN,BUNDAN DEĞİL,
DÜNDEN HIZLI MISINIZ? 9月8日 TEPKİSİZLİĞİN SINIRI...TEPKİSİZLİĞİN SINIRI…
Ünlü viritöz piyanonun başına oturmuş ve salonu dolduran seyircilerin önünde, konserine başlamıştı. Ancak tuşlara basıp çalıyor görünmesine rağmen, telleri inceden sıkılmış olan piyanodan hiçbir ses çıkmıyordu!
Dinleyiciler, birbirine göz ucuyla bakarak ne yapmaları gerektiğini araştırıyorlar, fakat nedense tepki gösteremiyorlardı.
İki saat süren sessiz konserden sonra, ünlü viritöz oturduğu yerden kalkarak onları selamladı. Salon sürekli alkış sesleriyle çınlıyordu. İngiltere’de yaşanan bu olaydan sonra piyanist, kendisiyle röportaj yapan televizyon spikerine ; ‘’İnsanlardaki tepkisizliğin nereye kadar varacağını öğrenmek istedim,’’diyordu…’’meğer sınırı yokmuş’’ 9月2日 Sözlü sözler" Hiç bir zaman çıktığın kapıyı hızlı çarpma, geri dönmek zorunda kalırsın." - Don Herold
" Şerefle bitirilmesi greken en ağır görev hayattır." - Toegueville
" Sizi övenlerden çok, öğüt verenlere bağlanın" - Boiteau
" Ölümün kapısını herkes yalnız çalar." - S. Logerlöt
" Yiğitlik intikam almakla değil, tahammül göstermektir." - W. Shakespeare
" Beklemeyi bilen insan herşeyi elde edebilir." - Digsraeli
" En büyük düşmanın kendinden başkası değildir." - Longellow
" Elinle ettiğin hayrı, dilinle eyleme zayi." - Hüseyin Çelebi
" İlim gayreti sevinç, mal gayreti hüsrandır." - Hz. Ömer
" Tevbe, günah sabunudur." - Cenap Şahabettin
" Herkese karşı kibar ol, fakat pek az kişiyle samimi ol." - George Washington
" Kibir, alçakların ahlakındandır." - İmam-ı Şafi
" Öfkenin ateşisi önce sahibini yakar." - Sadi
" Kişi bu alçak dünyaya tenezzül etti mi, bala kapılmış sineğe benzer." - Sadi
" Bazı insanlar koca evreni bilirler de kendilerini bilmezler." - Sadi
" İnsanlar köprü kuracakları yerde, duvar ördükleri için yalnız kalırlar." - Newton
" Hiçbir şeye gülmeyenden, birde her şeye gülenden sakın." - Anonim
" Hepimizin bir annesi vardır, o da toprak." - Victor Hugo
" Gençliğini gülmekle geçiren, ihtiyarlığını ağlamakla geçirir." - Ali Fuat Başgil
" Hak bildiğim bir yola yalnız gideceksin." - Tevfik Fikret
" İnandığınız gibi yaşamıyorsanız, yaşadığınız gibi inanmaya başlarsınız." - Hz. Ömer 7月4日 Yaşam için öğütlerHayata bir de bu pencereden bakin hayatinizin değiştiğini fark edeceksiniz. Okuduklarınız kural değil yasam için öğütlerdir. Size hizmet etmelerine veya sizi terk etmelerine yine siz karar vereceksiniz. Sevgiyle ve hoşça kalın, YAŞAM İÇİN ÖĞÜTLER 1. Büyük aşklar ve büyük kazanımların büyük risk taşıdığını hesaba katin. 2. Kaybettiğinizde, aldığınız dersi de kaybetmeyin. 3. Üç 'S'yi hep uygulayın: Saygı, kendiniz için; Saygı, başkaları için ve Sorumluluk; tüm davranışlarınız için, 4. İstediğinizi alamamanızın bazen ne kadar büyük bir şans olduğunu hatırlayın. 5. Kuralları iyi öğrenin ki, onları düzgün şekilde ihlal etmeyi bilesiniz. 6. Küçük bir aksaklığın, büyük bir arkadaşlığı yaralamasına izin vermeyin. 7. Hata yaptığınızı anladığınız zaman, düzeltmek için derhal gerekli adımları atin. 8. Biraz yalnız zaman harcayın. 9. Kollarınızı değişime açın, ama değerlerinizin kaybolup gitmesine izin vermeyin. 10.Sessizliğin bazen en iyi yanıt olduğunu hatırlayın. 11.İyi ve şerefli bir hayat yaşayın. Yaşlandığınızda ve dönüp geçmişinize baktığınızda, ikinci kez keyif alin. 12.Sevgi dolu bir ev, hayatinizin temelidir. Sakin, düzenli bir ev yaratmak için elinizden gelen her şeyi yapın. 13.Sevdiklerinizle anlaşmazlığa düştüğünüzde, sadece mevcut durumla ilgilenin. Geçmişi getirmeyin. 14.Bilginizi paylasın. Bu ölümsüzlüğe giden yoldur. 15.Dünyaya karşı nazik olun. 16.Yılda bir kez, daha önce hiç gitmediğiniz bir yere gidin. 17.En iyi ilişkinin, birbirinize karşı duyduğunuz aşkın, birbirinize olan ihtiyacı aştığı zaman olduğunu unutmayın. 18.Basarînizi, ona ulaşmak için nelerden vazgeçtiğinizle yargılayın. 19.Aşka ve yemek pişirmeye, sonuçlarını hiç düşünmeden girişin. 7月3日 MatematikBati ülkelerinden birinde, matematikten sürekli zayıf notlar alan 6月13日 Bundan 20 yıl sonraBundan 20 yıl sonra, yaptıkların değil, yapamadıkların için üzüleceksin. Dolayısıyla halatları çöz. Güvenli limandan uzaklara yelken aç. Rüzgarı yakala, araştır, düşle, keşfet. Düşün, onları seyredecek birileri olmasaydı, kaç kişi Mercedes otomobil alırdı. Bilimde ve güzel sanatlarda en üstün başarılar, tek başlarına çalışan kişiler tarafından elde edilmiştir. Hiçbir parkta bir kurul için dikilmiş bir anıt yoktur. Yapabileceğin kadar söz ver. Sonra söz verdiğinden daha fazlasını yap. Oturarak başarıya ulaşan tek yaratık bir tavuktur. Dertlerini gözyaşlarında boğmak isteyenlere dertlerin yüzme bildiğini söyle. Dalın ucuna gitmekten korkma. Meyve oradadır. Büyük adam büyüklüğünü küçük adama davranışıyla gösterir. Şans bukalemun gibidir. Biraz zaman tanı, mutlaka değişecektir. "Tarihte en etkili 100 kişi" adlı kitabı okudum. Onların hepsiyle ortak olduğumuz tek şeyin zaman olduğunu hayretle gördüm. Günün sonunda kendini bir sokak köpeği kadar yorgun hissediyorsan, bu belki bütün gün hırladığın içindir. Başlamak için en uygun zamanı beklersen hiç başlamayabilirsin. Şimdi başla! Şu anda bulunduğun yerden, elindekilerle başla. Gülümsediğinde güzelleşmeyen bir yüz hiç görmedim. Kimi zaman içindeki o sessiz sese uzmanlardan daha fazla güven. Aerodinamik yasalarına göre o tombul ve tüylü arının hiç uçmaması gerekiyordu. Herhalde bunu ona hiç kimse söylemedi ki, uçuyor. Zamanlarının büyük bir kısmını para kazanmak ve saklamakla geçiren insanlar, sonunda, en çok istediklerinin satın alınamayacak şeyler olduğunu anlarlar. Öteki insanlardan daha akıllı ol. Yalnız bunu onlara söyleme! Mutlu olmanın en garantili yolu bir başkasını mutlu etmektir. İyi çalışan, sık gülen ve çok seven başarıyı elde eder. İnsanin tüm evrende kesin olarak düzeltebileceği tek bir şey vardır: Kendisi. Aldous Huxley
3月23日 Larry_Ellison_nun_Konuşması
Amerikan üniversitelerinin çok sevdiğim bir adeti var. Her yıl, her üniversite kendi alanında çok sivrilmiş ama mutlaka akademik hayattan gelmesi de gerekmeyen bir önemli ismi mezuniyet konuşması yapmak, yeni mezunlara çeşitli öğütler vermek üzere davet ediyor. Aşağıda bu yıl, ünlü Yale Üniversitesi'nde yapılan mezuniyet töreninde konuşmak üzere davet edilen Oracle bilgisayar şirketinin kurucusu ve genel müdürü Larry Ellison'un şaşırtıcı, hatta şok edici konuşması var.
"Yale Üniversitesi mezunları, daha önce böyle bir giriş görmediğiniz için özür dilerim ama benim için bir şey yapmanızı istiyorum. Lütfen, etrafınıza iyi bir bakın. Solunuzdaki sınıf arkadaşınıza bir bakın. Sonra sağınızdaki sınıf arkadaşınıza bir bakın. Ve şimdi şunu aklınıza koyun: Bundan beş yıl sonra, on yıl sonra, hatta otuz yıl sonra, solunuzdaki kişi hiçbir şeyi başaramamış olacak. Sağınızdaki kişi de aslında hiçbir şey başaramamış olacak. Ve siz, ortadaki? Ne bekliyorsunuz? Siz de başaramayacaksınız. Başaramayacaksınız. Aslında bugün şöyle bir etrafıma baktığımda parlak gelecek için yüzlerce umut ışığı göremiyorum. Yüzlerce değişik endüstride liderliği ele alacak kişiler de göremiyorum. Görebildiğim tek şey, geleceği başarısızlıktan başka bir şey olmayacak yüzlerce insan. O kadar. Sinirlendiniz. Bu anlaşılabilir bir şey. Ben, Lawrence 'Larry' Ellison üniversite terk, kim oluyorum ve bu yetkiyi nerden alıyorum ki, ülkenin en prestijli yükseköğrenim kurumunun bu yılki mezunlarına böyle şeyler söyleyebiliyorum? Bu yetkiyi nereden aldığımı söyleyeyim: Çünkü ben, Lawrence 'Larry' Ellison, üniversite terk ve dünyanın en zengin ikinci adamıyım. Siz değilsiniz. Çünkü Bill Gates, o da üniversite terk ve dünyanın -şimdilik- en zengin adamı. Siz değilsiniz. Çünkü Paul Allen, o da üniversite terk ve dünyanın en zengin üçüncü adamı. Siz değilsiniz. Başka örnekler de var. Mesela Michael Dell, o listede 9 numara ve yukarı doğru hızla tırmanıyor, o da üniversite terk. Ve siz o listede hâlâ yoksunuz. Hımmm... Şimdi çok kızdınız. Bu da anlaşılabilir. O halde biraz da egolarınızı okşamama izin verin. Pek çoğunuz burada dört ya da beş yıl eğitim gördünüz. Önünüzdeki yıllar için epey iyi bir eğitim aldınız, bilmeniz gereken pek çok şeyi öğrendiniz. İyi çalışma alışkanlıkları edindiniz. Burada size o önünüzdeki yıllar boyunca yardımcı olacak bir sürü insan tanıdınız, onlarla bağlantı kurdunuz. Ve hayat boyunca yanınızdan ayrılmayacak bir kelimeyle güçlü bir ilişkiniz oldu burada: Terapi. Bunların hepsi güzel şeyler. Ama gerçekte, o kurduğunuz arkadaşlık bağlantılarına fena halde ihtiyacınız olacak. O çalışma alışkanlığına ve 'terapi'ye de ihtiyaç duyacaksınız hayat boyu. İhtiyacınız olacak, çünkü üniversiteyi terk etmediniz. Dolayısıyla asla dünyanın en zengin insanları arasına katılamayacaksınız. Elbette, belki de listeye 10 ya da 11. sıradan, Microsoft yöneticisi Steve Ballmer gibi, girebilirsiniz. Ama herhalde onun kimin için çalıştığını söylememe gerek yok, değil mi? Sadece kayda geçsin diye söylüyorum, o da zaten master sınıfından terk. Biraz geç kalmış anlayacağınız. Son olarak, herhalde bazılarınız ya da umarım bu konuşmadan sonra çoğunuz kendi kendinize soruyorsunuz: 'Yapabileceğim bir şey var mı? Bir umudum var mı?' Maalesef hayır. Çok geç kaldınız. İçinize çok şey dolduruldu, siz onlara bakıp çok şey bildiğinizi sanıyorsunuz. Artık 19 yaşında değilsiniz. Eveeet, şimdi gerçekten çok kızdınız. Bu anlaşılabilir bir şey. Belki de şu an, size bir umut ışığı vermenin, bir çıkış yolu göstermenin tam zamanıdır. Hayır, 2000 mezunları size değil. Siz kaybettiniz. Sizi, yılda 200 bin dolarlık komik maaş çeklerinizle baş başa bırakıyorum. Üstelik o maaş çekinin üstünde sizden birkaç yıl önce okulu terk etmiş birinin imzası olacağını söyleyerek. Öğütlerim size değil daha alt sınıfta okuyanlara. Size söylüyorum: Hemen ayrılın. Daha güçlü söyleyemem: Ayrılın. Hemen toplayın eşyalarınızı ve fikirlerinizi ve bir daha geri dönmeyin. Terk edin. Her şeye yeniden başlayın. Size söyleyebileceğim tek şey, o başınızdaki kepler ve kıyafetin sizi aynen şu güvenlik görevlilerinin beni kürsüden aşağı çektiği gibi aşağı çektiği..."
2月13日 ArkadaslıkÇölde yolculuk eden iki arkadaş hakkında bir hikâye anlatılır. Yolculuğun bir aşamasında iki arkadaş tartışırlar biri ötekine bir tokat atar. Tokati yiyenin cani çok yanar ama tek kelime etmez ve kumun üzerine su sözleri yazar: ’BUGÜN EN IYI ARKADASIM BANA BIR TOKAT ATTI.’ Yikanabilecekleri bir vahaya rastlayana dek yürümeyi sürdürürler. Tokadi yiyen yikanirken bataga saplanir bogulmak üzereyken arkadasi tarafindan kurtarilir. Tam selamete çiktiktan sonra bir kaya parçasi üzerine su sözleri kazir: ’BUGÜN EN IYI ARKADASIM BENIM HAYATIMI KURTARDI.’ Tokadi vuran ve sonra en iyi arkadasinin hayatini kurtaran kisi ona söyle der, ‘Senin canini yaktigimda bunu kum üzerine yazdin ama simdi kayaya kaziyorsun, neden?’ Öbür arkadas ona söyle cevap verir.Biri bizi incittiginde bunu kum üzerine yazmaliyiz ki bagislama rüzgari estiginde onu silebilsin. Ama biri bize iyi bir sey yaparsa onu kayaya kazimali ki onu hiçbir rüzgar yok etmesin. ´İNCINMELERINIZI KUMA, GÖRDÜGÜNÜZ İYİLİKLERİ KAYALARA KAZIMAYI ÖGRENIN.' **Alıntıdır** |
|
|