Mehmet Akif 的个人资料Mehmet Akif照片日志列表更多 工具 帮助

日志


3月23日

Larry_Ellison_nun_Konuşması

  

   Amerikan  üniversitelerinin çok sevdiğim bir adeti var. Her yıl, her  üniversite kendi alanında çok sivrilmiş ama mutlaka akademik  hayattan gelmesi de gerekmeyen bir önemli ismi mezuniyet konuşması  yapmak, yeni mezunlara çeşitli öğütler vermek üzere davet  ediyor.

   Aşağıda bu yıl, ünlü Yale Üniversitesi'nde yapılan  mezuniyet töreninde konuşmak üzere davet edilen Oracle bilgisayar  şirketinin kurucusu ve genel müdürü Larry Ellison'un şaşırtıcı,  hatta şok edici konuşması var.

  

   "Yale Üniversitesi mezunları, daha  önce böyle bir giriş görmediğiniz için özür dilerim ama benim için  bir şey yapmanızı istiyorum. Lütfen, etrafınıza iyi bir bakın.  Solunuzdaki sınıf arkadaşınıza bir bakın. Sonra sağınızdaki sınıf  arkadaşınıza bir bakın.

Ve şimdi şunu aklınıza koyun:

   Bundan  beş yıl sonra, on yıl sonra, hatta otuz yıl sonra, solunuzdaki kişi  hiçbir şeyi başaramamış olacak. Sağınızdaki kişi de aslında hiçbir  şey başaramamış olacak.

Ve siz, ortadaki? Ne bekliyorsunuz? Siz  de başaramayacaksınız. Başaramayacaksınız.

Aslında bugün şöyle  bir etrafıma baktığımda parlak gelecek için yüzlerce umut ışığı  göremiyorum. Yüzlerce değişik endüstride liderliği ele alacak  kişiler de göremiyorum. Görebildiğim tek şey, geleceği  başarısızlıktan başka bir şey olmayacak yüzlerce insan. O  kadar.

   Sinirlendiniz. Bu anlaşılabilir bir şey.

   Ben, Lawrence  'Larry' Ellison üniversite terk, kim oluyorum ve bu yetkiyi nerden  alıyorum ki, ülkenin en prestijli yükseköğrenim kurumunun bu yılki  mezunlarına böyle şeyler söyleyebiliyorum?

   Bu yetkiyi nereden  aldığımı söyleyeyim:

Çünkü ben, Lawrence 'Larry' Ellison,  üniversite terk ve dünyanın en zengin ikinci adamıyım. Siz  değilsiniz.

   Çünkü Bill Gates, o da üniversite terk ve dünyanın  -şimdilik- en zengin adamı.

Siz değilsiniz.

   Çünkü Paul Allen,  o da üniversite terk ve dünyanın en zengin üçüncü adamı.

Siz  değilsiniz.

   Başka örnekler de var. Mesela Michael Dell, o listede  9 numara ve yukarı doğru hızla tırmanıyor, o da üniversite terk. Ve  siz o listede hâlâ yoksunuz.

Hımmm... Şimdi çok kızdınız. Bu da  anlaşılabilir.

O halde biraz da egolarınızı okşamama izin  verin.

   Pek çoğunuz burada dört ya da beş yıl eğitim gördünüz.  Önünüzdeki yıllar için epey iyi bir eğitim aldınız, bilmeniz gereken  pek çok şeyi öğrendiniz. İyi çalışma alışkanlıkları edindiniz.  Burada size o önünüzdeki yıllar boyunca yardımcı olacak bir sürü  insan tanıdınız, onlarla bağlantı kurdunuz. Ve hayat boyunca  yanınızdan ayrılmayacak bir kelimeyle güçlü bir ilişkiniz oldu  burada: Terapi.

Bunların hepsi güzel şeyler.

   Ama gerçekte, o  kurduğunuz arkadaşlık bağlantılarına fena halde ihtiyacınız olacak.  O çalışma alışkanlığına ve 'terapi'ye de ihtiyaç duyacaksınız hayat  boyu.

İhtiyacınız olacak, çünkü üniversiteyi terk etmediniz.  Dolayısıyla asla dünyanın en zengin insanları arasına  katılamayacaksınız. Elbette, belki de listeye 10 ya da 11. sıradan,  Microsoft yöneticisi  Steve Ballmer gibi, girebilirsiniz. Ama herhalde onun kimin için  çalıştığını söylememe gerek yok, değil mi? Sadece kayda geçsin diye  söylüyorum, o da zaten master sınıfından terk. Biraz geç kalmış  anlayacağınız.

   Son olarak, herhalde bazılarınız ya da umarım bu  konuşmadan sonra çoğunuz kendi kendinize soruyorsunuz:  'Yapabileceğim bir şey var mı? Bir umudum var mı?'

Maalesef  hayır. Çok geç kaldınız. İçinize çok şey dolduruldu, siz onlara  bakıp çok şey bildiğinizi sanıyorsunuz. Artık 19 yaşında  değilsiniz.

   Eveeet, şimdi gerçekten çok kızdınız. Bu  anlaşılabilir bir şey. Belki de şu an, size bir umut ışığı vermenin,  bir çıkış yolu göstermenin tam zamanıdır.

   Hayır, 2000 mezunları  size değil. Siz kaybettiniz. Sizi, yılda 200 bin dolarlık komik maaş  çeklerinizle baş başa bırakıyorum. Üstelik o maaş çekinin üstünde  sizden birkaç yıl önce okulu terk etmiş birinin imzası olacağını  söyleyerek.

Öğütlerim size değil daha alt sınıfta  okuyanlara.

   Size söylüyorum: Hemen ayrılın. Daha güçlü  söyleyemem: Ayrılın. Hemen toplayın eşyalarınızı ve fikirlerinizi ve  bir daha geri dönmeyin. Terk edin. Her şeye yeniden  başlayın.

Size söyleyebileceğim tek şey, o başınızdaki kepler ve  kıyafetin sizi aynen şu güvenlik görevlilerinin beni kürsüden aşağı  çektiği gibi aşağı çektiği..."