Mehmet Akif's profileMehmet AkifPhotosBlogListsMore ![]() | Help |
|
Mehmet AkifÇalşmalarım devam ediyor. Ziyaret ettiğiniz için teşekkürler!
November 20 Son sözler*Allahumme Er-Refik el-Ala (Allah'ım Yüce Dosta!) - Hz. Muhammed *Her şey sona erdi... (Consummatum Est) - Hz. İsa *Asıl ölüm, ilimden payını almayanlaradır. Faydalı ile faydasızı bilenler bilgi sâhipleridir. - Şeyh Edebali *Vur, korkak herif, sonuçta sadece bir adam öldüreceksin. - Ernesto Che Guevara *Vücudumda yaralanmamış yer yok. Gel gör ki, savaş meydanlarında yenilgi yüzü görmeyen Halid, yatağında ölüyor. Ayağa kalkar ve kılıcı üzerine doğrulur şöyle der: Erkekler kılıçları üzerinde ölürler. - Halid bin Velid *Demek böyle ölünürmüş...-Necip Fazıl Kısakürek *Beni göğsümden vurun. - Benito Mussolini *Lala, Lala! Bunca zamandan beri sen bizi kiminle biliyordun? Cenâb-ı Hakk’a teveccühümüzde bir kusur mu gördün?-Yavuz Sultan Selim Hân("Artık Allah'la olma zamanıdır." diyen yakın görevliye hitaben...) *Siyah bir ışık görüyorum. - Victor Hugo *Rabbimiz, beni kendi hazretine dâvet ediyor. Artık gitmek zamânıdır. Yâ Azrâil! Çabuk ol! Beni Rabbime çabuk kavuştur!-Hazret-i Mevlana *Komedi Bitti. - Ludwig van Beethoven *("Tanrı ruhunu affetsin" diyen papaza karşılık olarak) Neden olmasın? Ne de olsa kendi malı. - Charlie Chaplin *Kimse bana inanmayacağı için, gördüklerimin yarısını bile anlatmadım. - Marco Polo *Biraz dinleneyim. - Namık Kemal *İşte bu fena. - Peyami Safa *Bu müthiş harp beni bitirdi. - Franz Joseph Haydn *Çok zamandır şampanya içmemiştim. - Anton Çehov *Hadi oradan. Son sözler yeterince doğru söz söylememiş aptallar içindir. - Karl Marx *Yaşasın tam bağımsız Türkiye! Yaşasın Marksizm-Leninizm! Yaşasın Türk ve Kürt halklarının kardeşliği!! Yaşasın işçiler, köylüler! Kahrolsun Emperyalizm! - Deniz Gezmiş (Devrimci, 1972) *Bir merdiven çabuk bir merdiven getirin. - Nikolay Gogol *Allah memleketi korusun, millete zeval vermesin, haydi Allah'a ısmarladık. - Fatin Rüştü Zorlu *Mezarıma ne resim ne heykel ne de fotoğraf, hiçbir şey koymayınız. - Eugene Delacroix *Ah iyi olsam, terliklerimi giysem, şu odada dolaşsam, şu köşeye geçsem, resimlerimi yapsam. - Cemal Nadir *Haşa ben ölümden korkmuyorum. Çünkü ben Müslümanım. Her Müslümana yakışan da ölümü tebessümle karşılamaktır. Hakikaten ölüm ebediyet âlemine açılan ilk perdedir. - Muhammed İkbal *Her şey bitti, artık çok geç. - George Gordon Byron *Biraz daha ışık. - Johann Wolfgang von Goethe *Ya duvar kâğıdı gidiyor ya da ben. - Oscar Wilde *Ölmek kaderde var; yaşayıp köhnemek hazin, *Buna bir çare yokmu ya Rabbil alemin? - Yahya Kemal Beyatlı *Ben görevimi burada bitiriyorum. - Albert Einstein *Ölümün tadı, dilimin ucunda. Bu dünyadan olmayan bir şey hissediyorum. - Wolfgang Amadeus Mozart *Ağlayacak bir şey yok. - Konrad Adenauer *Suçsuzum. - Zülfikar Ali Butto *İskoç viskisinden martiniye geçmemeliydim. - Humphrey Bogart *Yüce tanrım ve ölümümün şahitleri: Filozof olarak yaşadım hristiyan olarak ölüyorum. - Casanova *İçeri girmeliyim, sis yükseliyor. - Emily Dickinson *Çalışmalarım olması gereken kaliteye erişmediği için Tanrıyı ve insanlığı gücendirdim. - Leonardo da Vinci *Herşey canımı sıkıyor. - Winston Churchill *Bu menenjit değil mi? - Louisa May Alcott *Hepiniz hoşçakalın. - Hart Crane (ABD’li şair, 1912, intihar etmek için gemi güvertesinden atlarken) *Sıkıldım, sıkıldım. - Gabriele D’Annunzio (İtalyan yazar, 1938) *Ölmek dışında hiçbir şey istemiyorum. - Jane Austen (İngiliz yazar) *Çek ellerini omuzumdan, debelenme! - Sir William S. Gilbert (İngiliz libretto yazarı, 1911, Havuza düşen bir kızı kurtarmaya çalışırken kalp krizi geçirir) *Yakın ışıkları. Eve karanlıkta gitmek istemiyorum. - O' Henry (ABD'li öykücü, 1910) *Çok güzel, yarın onu yukardakilere anlatırım. - Alfred E. Housman (İngiliz şair, 1936, doktorunun anlattığı fıkrayı dinledikten sonra) *Kimse anlamıyor mu? - James Joyce (İrlandalı yazar, 1941) *Sanırım, öleceğim. Yağmuru seviyorum. Yağmurun yüzüme değmesine bayılıyorum. - Katherine Mansfield (Ingiliz yazar, 1923) *Herkes ölür ama bana bir ayncalık tanınır sanıyordum. Ne olacak şimdi? - William Saroyan (ABD' li yazar, 1981) *Beni bir antika olarak saklamaya çalışıyorsun ama işim bitti, öleceğim. - George Bernard Shaw (Ingiliz yazar, 1950, hemşireye) *Allah korusun, Allah kahretsin. - James Thurber (ABD'li ressam ve yazar, 1961) *Tamam, Mabel, geliyorum. - Thomas Wolfe (ABD'li yazar, 1938, ölmüş karısına) *Sen de mi Brütüs? - Julius Caesar (Roma İmparatoru, M.Ö. 44) *Biraz daha ışık!.. (Mehr Licht!) - Goethe (Alman şair ve Oyun yazarı, 1832) *At! At! Bir ata krallığımı veririm! - Richard III (İngiliz Kralı, 1485) *Bir imparator ayakta ölmeli. - Vespasien (Roma İmparatoru, 79) Alıntı.. http://tr.wikiquote.org/wiki/Son_sözler August 10 TeLafisi oLmayan 4 DurumBüyük bir hava meydanının bekleme salonunda, Uçağın hareketine saatler olduğu için, zaman geçirmek için bir kitap ve bir paket küçük kurabiye satın aldı. Dinlenmek ve Kurabiye paketinin durduğu sehpanın yanındaki koltuğa Genç kadın, Bayan bir kurabiye alıyor, Nihayet son kurabiye kalınca kadın: Aaaa! Bu kadarı da fazla! Çok utandı. Telafi edemeyeceğiniz dört durum vardır. (1)TAŞ... Atıldıktan sonra! (2)Söz... Ağızdan çıktıktan sonra! (3)Fırsat... Kaçtıktan sonra! (4) Zaman... Geçtikten sonra! Telafisi mümkün olmayan durumlara dikkat edin lütfen ALINIT... February 13 Küçültme MakinesiProfesör ‘Küçültme Makinesi’ üzerindeki tüm kontrolleri bitirmişti. Bakışlarını uzay gemisine çevirdi. İçine onlarca insan sığacak büyüklükte idi. Ama profesöre ait hangarın ancak yarısını dolduruyordu. Geri kalan alanda çeşit çeşit aletler çalışıp durmakta idi. Bu uzay gemisi uzaya gitmeyecekti. Hedef bir kömür parçasının atomlarından birindeki elektron olacaktı. Ve bu yolculuğu bilgisayar gerçekleştirecekti. Profesör heyecanının en yüksek noktaya çıktığını hissetti. Zira gemiye binip yolculuğa çıkacak olanlar kızı ve damadı idi. Onlara döndü: --‘Yolculuğunuz sadece 10 dakika sürecek. Ben yüzlerce deney yaptım. Her deney başarılı oldu. Şimdi içeri girebilirsiniz. Herşeyi bilgisayar ayarlayacak. Siz sadece gözlemde bulunacaksınız.’ Genç kız ve kocası gemiye bindiler. Profesör ‘Küçültme Makinesi’ ni çalıştırdı. Koskoca gemi birkaç dakika içinde bir kibrit kutusu kadar küçüldü. Bir kıskaç gemiyi kavrayarak kömür parçasının önüne getirdi. Küçültme işlemi devam etti. Bir-iki dakika sonra gemi artık görülmüyordu. Profesör bilgisayar ve diğer aletlere bakarak gelişmeleri takip etti. Göstergeler küçülme işleminin sürdüğünü gösteriyordu. Bir atomaltı parçacığının da çok altına ulaşıncaya dek sürdü. Her şey otomatik olarak ayarlanıyordu. Nihayet yolculuk başladı. Kısa bir zaman sonra geminin elektrona ulaştığını bilgisayar haber verdi. Profesör şimdi 10 dakikanın dolmasını beklemeye başlamıştı. Sabırsızca hangarın içinde dolaştı. Merak içindeydi. Kızı ile damadı kim bilir neler anlatacaktı. Atomun elektronuna yapılan ilk yolculuktu bu. Ve vakit doldu. Gemi ilk önce ufacık olarak belirdi. Sonra hızla büyüdü. Nihayet gerçek boyutuna ulaştı. Kapılar açıldı. Dışarıya 20 kişi çıktı. Kadınlı erkekli 20 kişi. Ama içlerinde kızı ile damadı yoktu. Profesör şaşkınlıkla bakıyordu. Bu 20 kişi nereden çıkmıştı? Kızı ile damadı nerede idiler? Gemiden çıkanlardan biri coşkulu bir şekilde diğerlerine döndü: --‘İşte kutsal kitabımızın doğru söylediğini görüyorsunuz. İlk anamız ve ilk babamız haklılarmış. Şimdi asıl yerimizi bulduk.’ Profesörün şaşkınlığı sürüyordu. Coşkulu adama sordu: --‘Siz kimsiniz? Bu gemiye nasıl bindiniz? Nereden geliyorsunuz?’ Coşkulu adam sakince cevap verdi: --‘Bizim gezegenimiz küçük bir dünyadır. Biz nesiller boyu hep o kutsal kitabın buyruklarına uyduk. Kitapta ilk anamız ve ilk babamızın başka bir dünyadan geldiği yazıyordu. Onların geldiği gemiyi olduğu gibi korumamız emredilmişti. Bizler nesiller boyu bu görevi sürdürdük. Ve vakit geldi. İçimizden 20 kişi ile buraya döndük. Verilen diğer buyruğu da şimdi uygulayacağız. Kitapta yaşlı bir bilgini bulacağımız yazıyordu. Şimdi senin yardımınla diğerlerini de buraya getireceğiz.’ Profesör olan biteni anlamaya başlamıştı. Bir elektron, atomun çevresinde hızla döner. Her bir dönüş bir yıl. Bu dünyada geçen 10 dakikada o elektron kim bilir kaç kez dönmüştü? Elbette o elektrona göre aradan binlerce yıl geçmişti. Kızı ile damadı o elektronun ilk insanları idi. Onlardan üreyenler, binlerce yıl boyunca nesiller halinde yaşamış ve çoğalmışlardı. |
|
|||||||||||||
|
|